500 binden fazla araç incelendi, herkesin merak ettiği sonuç ortaya çıktı: 150.000 km sonrası dikkat

Elektrikli otomobil sahiplerinin en büyük kaygısı, bataryanın ne zaman tükeneceği. Yapılan kapsamlı bir araştırmada, araçları 150 bin km sonrası ne kadar kapasite kaybettiği ortaya çıktı.

Elektrikli araç alırken herkesin kafasını kurcalayan tek bir soru var: Batarya kaç yıl sonra ne durumda olacak? Avusturya merkezli AVILOO'nun 500 binden fazla aracı kapsayan yeni araştırması bu soruya net bir yanıt veriyor. 2022-2026 yılları arasında 20 popüler modeli arıza tespit portu üzerinden test eden şirket, sonuçları geçtiğimiz günlerde paylaştı.İlgili HaberTogg'dan T10X ve T10F alıcılarına faizsiz kredi müjdesi: 48 ay, 0 faiz51 dakika önce

Batarya gerçekten bu kadar hızlı mı yıpranıyor?

Rakamlar aslında umut verici. Test edilen araçlar 50 bin kilometrede batarya kapasitesinin ortalama yüzde 94'ünü, 150 bin kilometrede ise yüzde 91'ini koruyabiliyor. Yani yıllarca kullanılan bir elektrikli araç bile menzilinin büyük bölümünü kaybetmiyor. Ancak araştırmanın asıl çarpıcı bulgusu başka bir yerde gizli.

Aynı marka, aynı model iki araç arasında yüzde 13,5'e varan bir batarya sağlığı farkı ortaya çıkabiliyor. Suçlu marka ya da üretim hatası değil; sürücünün şarj rutini. Bu da elektrikli araç alacaklara önemli bir ipucu veriyor: Aracın markasından çok, nasıl kullanıldığı belirleyici oluyor.

Reklam

Zirvede kim var?

150 bin kilometre testini en iyi geçen model Hyundai Ioniq 5 oldu. 72.6 kWh'lik bataryasıyla bu araç, kapasitesinin yüzde 93,37'sini korumayı başardı. Mercedes-Benz EQA yüzde 93,97 ile onu takip etti. BMW i4 ve Volvo XC40 Recharge de yüzde 92'nin üzerinde kalarak dikkat çekti.

Uzmanlar uyarıyor: Bu istikrarın arkasında markaların kullandığı gelişmiş termal yönetim sistemleri var. Bataryayı doğru sıcaklıkta tutan bir sistem, uzun vadede fark yaratıyor.

Tesla ve Volkswagen nasıl performans gösterdi?

Küresel pazarın en çok satan iki modeli de mercek altındaydı. Tesla Model Y, 150 bin kilometrede batarya sağlığının yüzde 90,05'ini koruyor. Bu da orijinal menzilden yalnızca 17 kilometre kayıp anlamına geliyor. Volkswagen ID.4 ise yüzde 90,90 ile rakibinin hemen önünde yer aldı.

İki modelde de kullanıcıya bağlı yüzde 11'lik bir sağlık farkı görülebiliyor. Bu fark, yaklaşık 45 kilometrelik menzil kaybına karşılık geliyor.

Küçük bataryalı araçlar neden daha çok yıpranıyor?

Şehir içi kullanıma uygun, daha küçük bataryalı modellerde tablo değişiyor. Nissan Leaf, Mini Cooper SE ve Renault Zoe gibi araçlar 150 bin kilometre sonunda yüzde 85-87 bandına geriliyor. Bunun iki nedeni var. Birincisi, bu bataryaların hava soğutmalı sisteme sahip olması. İkincisi ise küçük bataryaların aynı mesafeyi kat etmek için çok daha fazla şarj döngüsüne ihtiyaç duyması.

Coğrafya bataryayı nasıl etkiliyor?

Peki aynı model iki araç neden bu kadar farklı yıpranabiliyor? Yapılan açıklamaya göre asıl belirleyici şarj alışkanlıkları ve iklim koşulları. Sürekli hızlı şarj kullanmak, aracı günlerce yüzde 100 şarjda bırakmak ya da aşırı sıcak bölgelerde sürüş yapmak kimyasal bozulmayı hızlandırıyor. Kuzey Avrupa'daki bir araçla Güney Amerika'daki bir aracın aynı kilometrede farklı sonuç vermesinin temelinde bu çevresel etkenler yatıyor.

Reklam

Avrupa'da yeni dönem başlıyor

Batarya şeffaflığı artık sadece üreticilerin insafına bırakılmayacak. 29 Kasım 2026'da yürürlüğe girecek Euro 7 normlarına göre, elektrikli araçlar 5 yıl veya 100 bin kilometrede kapasitelerinin en az yüzde 80'ini korumak zorunda olacak. 8 yıl veya 160 bin kilometre için belirlenen sınır ise yüzde 72 olarak açıklandı. Bu düzenleme, ikinci el pazarında alıcıları koruyan önemli bir adım olarak görülüyor.