Google'da milyonlarca kişiye ait bilgiler, başkaları tarafından aratıldığında görüntülenebiliyordu. Kişisel verilere artık daha fazla önem veren arama devi, Türkiye için de yeni özelliğini devreye aldı. İşte 30 günlük yeni dönemin detayları.
Kendi adınızı Google’da en son ne zaman arattınız? Karşınıza çıkan o eski fotoğraflar, yalan yanlış bilgiler veya yıllar öncesine ait haberler canınızı sıkmış olabilir. Artık buna katlanmak zorunda değilsiniz. Zira teknoloji devi, Türkiye'deki kullanıcılar için arama sonuçlarını doğrudan etkileyecek yeni bir sistemi devreye aldı.
İstenmeyen Veriler İçin 30 Gün Süresi
İnternetin o devasa ve acımasız hafızasından silinmesini istediğiniz kişisel verileriniz için artık resmi bir muhatabınız var. Google, Türkiye'ye özel bir başvuru sayfasını erişime açtı. Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir'in paylaştığı detaylara göre, şirket yapılan başvurulara en geç 30 gün içinde yanıt vermek zorunda.
Biz insanlar geçmişi unutsak da arama motorları unutmuyor. 15, hatta 40 yıl öncesine ait kayıtlar bile tek bir tıkla karşımıza çıkabiliyor. Kurulan yeni altyapı sayesinde kullanıcılar, ad ve soyadlarıyla yapılan aramalarda görünmesini istemedikleri linkleri Google'a doğrudan bildirebilecek.
Ret Cevabı Alırsanız Ne Olacak?
Peki ya Google talebinizi reddederse? İşte sistemin en can alıcı noktası burası. Bilir'in açıklamasına göre, şirketten olumsuz yanıt alan vatandaşların dosyası doğrudan KVKK'nın önüne gidecek. Yani teknoloji devi veriyi silmemekte direnirse, son sözü ve yaptırım kararını Türk yetkililer söyleyecek.
Silikon Vadisi'nin devleri bir yandan ülkelerin kişisel veri kurallarına uyum sağlamaya çalışırken, arka planda tarihin en büyük finansal kumarını oynuyor.
30 Trilyon Dolarlık Yapay Zeka Balonu Patlar mı?
Rakamlar korkutucu boyutlara ulaştı. Muhasebe sektörü devi PwC'nin projeksiyonları, veri merkezlerine akan kuresel sermayenin 2050 yılına kadar 30 trilyon doları aşacağını gösteriyor. Bu miktar neredeyse ABD Hazine tahvillerinin mevcut toplam değerine eşit. Ancak yatırım bankaları ve ekonomistler gidişattan hiç memnun değil.
JP Morgan analistleri durumu net bir şekilde özetliyor: Şirket değerlemeleri uçup giderken, ofislerdeki verimlilik artışı yerinde sayıyor. Harcanan milyarlarca dolar, beyaz yakalıların iş akışını henüz şirketlerin vaat ettiği o devrimsel hızda değiştirmedi.
Yeni Bir Dotcom Krizi mi Geliyor?
Yapay zeka firmaları adeta parayı yakarak ilerliyor. Sektörün büyük oyuncularından Anthropic'in sadece önümüzdeki birkaç yıl içinde 518 milyar dolar harcamayı hedeflediği ortaya çıktı. Araştırma şirketi Bain & Company'ye göre, bu devasa harcamaların altından kalkabilmek için teknoloji devlerinin önümüzdeki beş yıl içinde 4,2 trilyon dolar tamamen yeni gelir yaratması şart.
Öte yandan Columbia Business School ekonomisti Stijn Van Nieuwerburgh kritik bir tehlikeye işaret ediyor. Altyapı borçları o kadar yüksek ki, talepte yaşanacak ufak bir yavaşlama bile piyasalarda yıkıcı kayıplara yol açabilir.
Tüm bu uyarılara rağmen OpenAI ve Google DeepMind yöneticileri, kendi kendini geliştiren algoritmaların kısa süre içinde bu açığı kapatacağında ısrarcı. Zamanın kimi haklı çıkaracağını ise milyar dolarlık bilançolar gösterecek.